Ashwagandha neden bu kadar konuşuluyor?
Son yıllarda stres, zihinsel yorgunluk ve uyku sorunları için hazırlanan bitkisel ürünlerde ashwagandha ismini sık görmeye başladık. Bazı ürünlerde “adaptogen” ifadesi kullanılıyor; yani organizmanın stres yanıtını desteklediği düşünülen bitkiler grubunda tanıtılıyor.
Bu ilginin tamamen bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu söylemek yanlış olur. Ashwagandha ekstrelerinin stres ve bazı uyku ölçümleri üzerindeki etkilerini araştıran randomize çalışmalar var. Öte yandan bütün ekstreler, bütün dozlar ve bütün kullanıcılar için aynı sonuçların beklenmesi de doğru değil.
Eczacı bakış açısıyla bu ürüne yaklaşırken ilk dikkat ettiğim konu, kutunun üzerinde yalnızca bitkinin adının yazması değil; hangi bitki kısmının, hangi ekstreyle, hangi miktarda kullanıldığıdır.
Ashwagandha nasıl bir bitki?
Ashwagandha, bilimsel adıyla Withania somnifera, geleneksel Ayurveda uygulamalarında kullanılan bitkilerden biridir. Modern takviyelerde çoğu zaman kök ekstresi, kimi ürünlerde kök ve yaprak bileşimleri kullanılır.
Bitkinin araştırılan bileşenleri arasında withanolidler bulunur. Ancak bitkinin kimyasal içeriği kullanılan kısma, ekstraksiyon yöntemine ve ürün standardizasyonuna göre değişebilir.
Bu nedenle bir araştırmada belirli ticari standardize ekstreyle elde edilen sonucu, yalnızca “ashwagandha içeriyor” yazan başka bir ürüne otomatik olarak aktarmak doğru değildir.
Stres üzerine araştırmalar ne söylüyor?
NIH NCCIH'nin kanıt değerlendirmesi, bazı ashwagandha preparatlarının stres belirtileri üzerinde yarar sağlayabileceğini belirtiyor. Çeşitli kısa süreli randomize çalışmalarda algılanan stres ölçeklerinde ve bazı durumlarda kortizol gibi göstergelerde olumlu değişiklikler bildirildi.
Bu çalışmaları değerlendirirken katılımcıların sayısı, başlangıç stres düzeyleri ve kullanılan standart ekstreler önemlidir. Bazı araştırmalar küçük örneklemlidir ve çoğunda takip süresi haftalarla veya birkaç ayla sınırlıdır.
Dolayısıyla “ashwagandha stres üzerinde hiçbir işe yaramıyor” demek, mevcut olumlu çalışmaları görmezden gelmek olur. Aynı şekilde “her türlü anksiyete bozukluğunu tedavi eder” demek de elimizdeki kanıtı aşar.
Uyku kalitesi üzerindeki etkisi
Stres araştırmalarına paralel olarak uyku konusunda da çalışmalar yapılmıştır. Bazı ashwagandha preparatlarında uykuya dalma, uyku kalitesi veya öznel uyku değerlendirmelerinde olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Bunlar, uyku sorunu yaşayan bazı yetişkinler için araştırılmaya değer bulgulardır. Ancak uyku bozukluğunun nedeni önemlidir. Vardiyalı çalışma, uyku apnesi, psikiyatrik durumlar, ilaç etkileri ve başka sağlık sorunları birbirinden farklı değerlendirilmelidir.
Araştırmalardaki olumlu sonuçlar, kronik uykusuzluğun standart tedavisinin yerini aldığı anlamına gelmez. Etkinin hangi kişilerde daha belirgin olduğu ve uzun vadede sürüp sürmediği hakkında daha fazla veri gerekir.
Ekstre standardizasyonu ve doz konusu
Ashwagandha takviyelerinde 250 mg, 300 mg, 600 mg gibi değerlerle karşılaşmak mümkündür. Fakat bu rakamları ürünler arasında doğrudan kıyaslamak yanıltıcı olabilir.
Örneğin iki ürünün ikisi de 300 mg ekstre içerse bile bunların bitki kısmı, withanolid standardizasyonu ve ekstraksiyon yöntemi farklı olabilir.
Klinik çalışmalarda farklı ekstreler ve farklı günlük dozlar kullanılmıştır. Bu nedenle herhangi bir çalışmada etkili bulunan miligram değerini bütün ashwagandha ürünleri için “ideal doz” şeklinde genellememek gerekir.
Ürün değerlendirmesinde ekstrenin kökten mi, yapraktan mı, ikisinden mi elde edildiğine; standardizasyonun nasıl belirtildiğine ve günlük porsiyon miktarına bakılmalıdır.
Kullanım süresi ne kadar önemli?
Güvenlilik verilerinin önemli bölümü yaklaşık üç aya kadar olan kullanımlardan geliyor. NIH değerlendirmeleri de kısa süreli kullanımlarda genellikle iyi tolerans bildirirken uzun süreli kullanımlar için yeterli güvenlilik verisinin bulunmadığını vurguluyor.
Bu ayrım ürünün mutlaka birkaç hafta sonra zararlı hale geleceği anlamına gelmez. Ancak uzun süreli kullanıma ilişkin bilimsel güven düzeyimizin sınırlı olduğunu gösterir.
Bir bitkinin geleneksel olarak uzun zamandır kullanılıyor olması, modern konsantre ekstrelerin her dozda ve her ilaçla güvenli olduğu anlamına da gelmez.
Kimler özellikle dikkat etmeli?
Gebelik ve emzirme döneminde ashwagandha kullanımı önerilmez. Tiroid bozukluğu, otoimmün hastalık veya karaciğer sorunu bulunan kişilerin de kendi kararıyla kullanmaya başlamaması gerekir.
Nadir olmakla birlikte ashwagandha içeren takviyelerle ilişkili karaciğer hasarı olguları bildirilmiştir. Bu nedenle sarılık, koyu idrar, belirgin halsizlik veya şiddetli bulantı gibi belirtiler ortaya çıkarsa ürünü bırakıp tıbbi değerlendirme almak gerekir.
Bitkiyle ilgili bildirilmiş olası etkileşimler arasında sakinleştirici ilaçlar, tiroid hormonları, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar ve kan basıncı veya kan şekeri ilaçları bulunur.
Bu riskleri anlatmak, araştırmalarda görülen olası yararları yok saymak değildir. Takviyenin güvenli kullanılabilmesi için hangi hastalarda dikkat gerektirdiğini bilmek gerekir.
Ashwagandha ile anksiyete tedavisi aynı şey mi?
Günlük stres yaşantısı ile klinik olarak tanı konmuş bir anksiyete bozukluğu arasında fark vardır. Ashwagandha'nın stres üzerine bazı olumlu verileri olması, anksiyete bozukluklarının tedavisinde psikoterapi veya uygun ilaçların yerine geçtiğini kanıtlamaz.
Şiddetli veya uzun süren kaygı, günlük işlev kaybı ve sürekli uyku bozukluğu olduğunda yalnızca takviye seçimiyle yetinmemek önemlidir.
Bununla birlikte hafif ve geçici stres yakınmaları bulunan bazı yetişkinlerde, uygun ürünler ve doğru değerlendirmeyle tamamlayıcı kullanımın neden araştırıldığını anlamak mümkündür.
Eczanede ashwagandha ürününü nasıl ele alırım?
Önce kullanım amacını ve kişinin sağlık durumunu değerlendiririm. Ardından ürünün kök veya başka bitki kısımlarından hazırlanıp hazırlanmadığını, standardizasyonunu, çalışmalardaki preparatlarla ne ölçüde karşılaştırılabileceğini ve kullanılan ilaçlarla etkileşim olasılığını incelerim.
Ashwagandha'nın stres ve uyku üzerinde olumlu klinik araştırmaları vardır. Bu bulguları küçümsemek doğru değil. Ancak bütün ekstreleri eşdeğer kabul etmek veya uzun vadeli güvenliliğin tamamen ortaya konduğunu varsaymak da yanlış olur.
Benim için iyi bir bitkisel ürün değerlendirmesi, olası yararı tanımak ve hangi kişide, hangi ürünle, hangi sınırlar içinde değerlendirileceğini bilmek demektir.